© Saylan Medya 2022

Alt yapı yerel ama ulusal sorumluluktur

Yüreğir CHP Meclis Üyesi Cevahir Yıldız, son yaşanan sel felaketiyle ilgili olarak Yüreğir Belediye Meclisi’nde söz aldı. Yıldız; özellikle son yıllarda görülmemiş bir şekilde bir saat içinde metrekareye 138 kiloğram yağmur düştüğünü, Yüreğir başta olmak üzere birçok yerde ciddi su taşkınları meydana geldiğini, çok sayıda ev ve işyerinin sular altında kaldığını dile getirdi.

Yüreğir CHP Meclis Üyesi Cevahir Yıldız, son yaşanan sel felaketiyle ilgili olarak Yüreğir Belediye Meclisi’nde söz aldı. Yıldız; özellikle son yıllarda görülmemiş bir şekilde bir saat içinde metrekareye 138 kiloğram yağmur düştüğünü, Yüreğir başta olmak üzere birçok yerde ciddi su taşkınları meydana geldiğini, çok sayıda ev ve işyerinin sular altında kaldığını dile getirdi.

Yıldız; felaketin başladığı ilk anlardan itibaren belediye başkanları ve belediye personelinin sahada olduğunu ve vatandaşlarımızın yanında olarak mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında çok yoğun çaba gösterildiğine dikkat çekti.

Alt yapı sorununun yağmurla değil; plansızlık ve ihmalle felakete dönüştüğünü ifade eden CHP Yüreğir Belediye Meclis Üyesi Cevahir Yıldız konuşmasında şu görüşlere yer verdi;

“Adana’da yaşanan bu sel felaketi; yıllardır süren altyapı eksikliği, plansız kentleşme, dere yataklarının imara açılması, yeterli ıslah çalışmalarının yapılmaması ve kurumlar arası koordinasyon yetersizliğinin bir sonucudur.

Belediyelerin altyapı yükü, kendi gelirleriyle taşınamaz. Altyapı “yerel hizmet” ama “ulusal sorumluluktur” Kaynak vermeden sorumluluk yüklemek adil değildir. Belediyeler sahadadır ama altyapının finansmanı merkezi idarenin desteği olmadan sürdürülemez.

Şehir Hastanesi gibi merkezi idareye bağlı kurumların dahi su aldığı bir tabloda, tüm sorumluluğu belediyelere yüklemek vicdanla da, hukukla da bağdaşmaz. Sel, taşkın ve altyapı sorunları siyasi polemik konusu değil; ortak akıl ve ortak finansman gerektiren hayati meselelerdir.

Başta Yüreğir olmak üzere tüm Adana halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu tür felaketlerin tekrar yaşanmaması için Büyükşehir Belediyesi, ASKİ, ilçe belediyeleri ve Devlet Su İşleri’nin koordinasyon içinde, devlet kaynaklarıyla desteklenen uzun vadeli altyapı projelerini hayata geçirmesi zorunludur.

Haksız ve hukuksuz bir şekilde Silivri Cezaevi’nde tutulan başkanlarımızın hâkim karşısına çıktığı 27 Ocak tarihinde, mahkeme salonuna giren Adana’nın simgesi Zeydan Başkan’ın dimdik duruşu; Oya Başkan’ın ve Kadir Başkan’ın gözlerindeki kararlı gülümseme, savunmaya dahi gerek bırakmadan tüm Türkiye’ye çok net bir mesaj vermiştir: “Suçsuzuz ve bu hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz, mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz”  

Buna karşın, kamuoyunda çete lideri olarak bilinen Aziz İhsan Aktaş’ın korumalar eşliğinde mahkeme salonuna getirilmesi, bu davanın hukuki bir yargılama değil, siyasi bir hesaplaşma olduğunu bir kez daha açıkça ortaya koymuştur. Bu davada vatandaşlar yalnızca bir yargılama sürecine değil; adaletin, hukukun ve halk iradesinin nasıl sınandığına da tanıklık etmektedir.  

Bugün burada bir meclis üyesi sıfatıyla değil; adalete olan inancını kaybetmek istemeyen, hukukun bağımsızlığına hâlâ inanmak isteyen bir yurttaş olarak konuşuyorum. Gecikmiş de olsa, adil yargılamanın mutlaka gerçekleşmesini ve adaletin siyasetin gölgesinden kurtarılmasını talep ediyorum.

“Bu mücadele; şahıslar için değil, hukukun onurunu korumak, halkın iradesine sahip çıkma ve bu ülkede adalet duygusunun tamamen yok olmasına izin vermemek içindir.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER