Müzeyyen Şevkin: Afetler değil ihmaller ve bilimden uzaklaşma can alıyor
GÜNDEMCHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, 1-7 Mart Deprem Haftası nedeniyle açıklama yaptı.
CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, 1-7 Mart Deprem Haftası nedeniyle açıklama yaptı.
“Afetler değil ihmaller ve bilimden uzaklaşma can alıyor”
“Unutmayın ki deprem ülkesiyiz!”
“Liyakat ve bilim olmadan, güvenli kent olmaz!”
CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğuna işaret etti. 1–7 Mart Deprem Haftası nedeniyle açıklama yapan Dr. Şevkin, “Bir kez daha hatırlatmak isterim ki; bu coğrafyada afetler değil, ihmaller ve bilimden uzaklaşma can almaktadır” dedi.
Özellikle 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve merkez üssü Kahramanmaraş olan depremlerin 11 şehri doğrudan etkilediğini, milyonlarca yurttaşın mağdur olduğunu hatırlatan Dr. Şevkin, “Bu büyük yıkım, ülkemizde depreme dirençli kentler oluşturulamadığının en acı kanıtı olmuştur” diye konuştu.
Dr. Şevkin, “Yıllardır uyarıyoruz. Kentsel dönüşüm, bilimsel planlama yerine rant odaklı projelere teslim edilmemelidir. Fay hatları ayrıntılı biçimde çalışılmalı, diri fay zonları imar planlarına işlenmeli ve yapı yasaklı alan olarak ilan edilmelidir. Yüksek gerilim hattının altına yapılaşmaya izin verilmiyorsa, aktif fay zonlarına da kesinlikle izin verilmemelidir. Meclis’te iki kez sunduğumuz Fay Yasası teklifinin reddedilmesi, bilimsel gerçeklerin siyasete kurban edildiğini göstermektedir. Oysa fay hatlarının yerleşime kapatılması bir tercih değil, zorunluluktur” diye konuştu.
“DEPREM VERGİLERİ NEREDE?”
1999 Marmara Depremi’nin ardından “geçici” denilerek yürürlüğe giren ve daha sonra kalıcı hale getirilen Özel İletişim Vergisi’nin kamuoyunda “deprem vergisi” olarak bilindiğini, aradan geçen 25 yılı aşkın sürede bu vergi kapsamında yüz milyarlarca lira kaynak toplandığını kaydeden Dr. Şevkin, şunları söyledi:
“Vatandaşlarımızın cep telefonundan internetine kadar ödediği bu verginin amacı; afetlere hazırlık, risk azaltma, güvenli yapılaşma ve altyapının güçlendirilmesiydi. Ancak bugün geldiğimiz noktada, deprem vergilerinin ve deprem bağışlarının amacına uygun kullanılıp kullanılmadığına dair kamuoyunu tatmin eden şeffaf bir tablo ortaya konulamamıştır.
Deprem sonrası toplanan bağışların ve vergilerin hangi projelere, hangi önceliklere göre harcandığı açık ve denetlenebilir biçimde kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Afet yönetimi, bütçe kalemleri arasında kaybolacak bir konu değildir; hayati bir güvenlik meselesidir.
“LİYAKAT VE BİLİM OLMADAN GÜVENLİ KENT OLMAZ”
Depreme dayanıklı kentler ancak bilimle, mühendislikle ve planlama disipliniyle mümkündür.
- Mimar, mühendis ve şehir plancısı gençler sürece dahil edilmemektedir.
- Meslek odalarının görüşleri yeterince dikkate alınmamaktadır.
- Kamuda liyakat yerine sadakat esas alınmaktadır.
- Okullarda deprem bilinci sistematik biçimde kazandırılmamaktadır.
Oysa afetlere dirençli toplum, küçük yaşta eğitimle başlar. Deprem bilinci yalnızca afet sonrasında değil, eğitim müfredatında ve yerel yönetim politikalarında sürekli olarak yer almalıdır.
Deprem Haftası’nı yalnızca anma haftası olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Bu hafta; sorumluluk alma, hesap verme ve somut adım atma haftası olmalıdır. Bir jeoloji yüksek mühendisi olarak bir kez daha altını çiziyorum: Depremi engelleyemeyiz; ancak yıkımı önleyebiliriz.
Bu ülkenin kaynakları vardır, yetişmiş insan gücü vardır, teknik birikimi vardır. Eksik olan; bilimsel irade, şeffaflık ve kamusal önceliktir. Türkiye’yi ranta değil, bilime teslim edelim. Gelecek nesillere güvenli kentler bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.”
İlginizi Çekebilir