İklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün en büyük meselesi...
Dünyadaki kara parçalarının yüzde 40’tan fazlasının kurak bölge sınıfına girdiği bir dönemde, su yönetimi yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir güvenlik konusu haline geldi.
Nüfus artıyor, tüketim büyüyor, kullanılabilir su kaynakları ise her geçen yıl biraz daha azalıyor. Tam da bu noktada yerel yönetimlerin yaklaşımı büyük önem taşıyor. Çünkü kentlerin geleceği artık suyla, yeşille ve doğru planlamayla şekilleniyor.
Adana Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı’nın son dönemde yürüttüğü çalışmalar ise bu açıdan dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Özellikle, son aylarda yağışların artması ve baraj doluluk oranlarının yükselmesi birçok kurum için geçici bir rahatlama anlamına gelebilir. Ancak Adana Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı meseleyi günlük değil, uzun vadeli ve küresel ölçekte ele alıyor.
Adana Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanı Zeynep Özen’in verdiği bilgiler, Adana’nın yeşil alan yönetiminde artık klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye başladığını gösteriyor.

Bugün, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin bakım ve sorumluluğunda bulunan toplam yeşil alan miktarı 15 milyon 50 bin metrekare'ye ulaşmış durumda. Ancak önemli olan bu alanların büyüklüğünden çok nasıl yönetildiği.
Çünkü artık mesele sadece yeşil alan oluşturmak değil; o alanları minimum su tüketimiyle sürdürülebilir hale getirebilmek.
İşte bu noktada “kurakçıl peyzaj” kavramı öne çıkıyor.
Adana Büyükşehir Belediyesi’nin refüjlerde, kavşaklarda ve çeşitli yeşil alanlarda hayata geçirdiği kurakçıl peyzaj uygulamaları, iklim krizine karşı geliştirilen çağdaş belediyecilik anlayışının önemli örnekleri arasında gösteriliyor.
Alanların zonlama yöntemiyle planlanarak bitkilendirilmesi; su tüketiminin azaltılması, yerel bitki türlerinin öne çıkarılması ve sürdürülebilir kent estetiğinin güçlendirilmesi açısından dikkat çekiyor.
Real Kavşağı, Turgut Özal Bulvarı ile Sezai Karakoç-Ahmet Zenbilci bulvarları kesişiminde gerçekleştirilen uygulamalar ve parklarda yapılan bitkilendirme çalışmaları, bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor.
Bu uygulamalarda düşük su ihtiyacı olan bitki türleri tercih edilirken, bakım maliyetlerinin de azaltılması hedefleniyor.
Özellikle dayanıklılığı, düşük su ihtiyacı ve sıcak iklim koşullarına uyumuyla bilinen çim türlerinin kullanımı, klasik çim alanlara göre çok daha az sulama gerektiriyor. Öğretmenler Bulvarı’nda yapılan uygulamalar ise bu dönüşümün sahadaki örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Belediyenin üzerinde önemle durduğu bir diğer başlık ise akıllı sulama sistemleri.

Yeşil alanlarda yaşanan en büyük kayıplardan biri, buharlaşma nedeniyle ortaya çıkan gereksiz su tüketimi. Bu nedenle otomatik sulama sistemleri ile yer altı damlama sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması öncelikli hedefler arasında bulunuyor.
Karahan, Altınkoza, Gürselpaşa, Yaşar Kemal Yürüyüş Yolu, PTT Spor, Cumhuriyet ve Şambayadı parkları ile birlikte toplam 36 bulvarın artık akıllı sulama sistemiyle takip edilmesi, teknolojinin çevre yönetimine entegre edildiğini gösteriyor.
.jpeg)
Üstelik çalışma sadece sulamayla sınırlı değil...
Yağmur hasadı ve yağmur bahçesi uygulamaları da Adana’da giderek yaygınlaşıyor. Yapımı devam eden 5 Ocak Kurtuluş ve Özgürlük Parkı’nda toplam 3 bin 260 metrekarelik yağmur bahçesi planlanmış durumda. Ayrıca Çukurova ilçesi Yüzüncüyıl Mahallesi’nde ekolojik park projelendirme çalışmalarının sürdüğü belirtiliyor.
Bu projelerin temel amacı, yağmur suyunun bertaraf edilmesini önlemek ve toprağa yeniden kazandırılmasını sağlamak.
Bir başka önemli uygulama ise malçlama çalışmaları.
Budama artıkları öğütülerek çalı diplerine seriliyor. Böylece hem organik atık değerlendirilmiş oluyor hem de toprağın nem kaybı azaltılıyor.
Park projelerinde geçirgen yüzeylerin artırılması da modern şehircilik açısından önemli bir adım. Çocuk oyun alanlarında doğal geçirgen yüzeylerin tercih edilmesi ve yürüyüş yollarında su geçirgen materyaller kullanılması sayesinde yağmur suyu toprağa daha kolay ulaşıyor.
Kısacası; Adana Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, “daha fazla yeşil alan” anlayışını “daha sürdürülebilir yeşil alan” anlayışıyla birleştiriyor.
İklim krizinin giderek sertleştiği bir çağda, suyu koruyan her proje aslında geleceği koruyor.
Ve görünen o ki; Adana bu konuda bugünden yarını düşünmeye başlamış durumda.



























Yorum Yazın