Her insan bir ailede büyür ve sonunda topluma karışır. Aile içerisinde iyi, kötü, güzel ve çirkin anılar hafızamızda yerini alırlar. Bilinçaltına yerleşen bu anılar ömür boyu bize eşlik etmekten sıkılmazlar. Unutmak çoğu zaman büyük bir erdem ve nimet olsa da genellikle yaşanılan travmalar bizi mezara kadar takip ederler.
Kötü anıların yaşandığı o evden çıkmak, yeni bir hayat kurmak, çoluk-çocuğa karışmak hatta torun torba sahibi olmak bile bu olumsuz algıların üstünü örtmeye yetmeyecektir. Dışarıya karşı mutlu, huzurlu, varsıl, dimdik ayakta dursa da içindeki ben hep başka şeyler fısıldayacaktır. Psikolojik bir varlık olarak insanın olumsuzluklardan etkilenmemesi söz konusu değildir. İnsanı ayakta tutan onu olaylar karşısında sarsılmaz bir kale gibi koruyan moral ve motivasyondur. Dağ gibi bir insanı alt etmek, çökertmek ve saf dışı bırakmak istiyorsanız manevi güç kaynağı olan psikolojisini bozmanız yeterlidir. İş hayatında, sosyal yaşamda hatta savaşta bile psikolojik harp en etkili maneviyat kırma metodudur.
Sağlıklı toplumlar için sağlıklı bireylere ihtiyaç kaçınılmazdır. Bu yüzden de evlenmek ve yuva kurmak kaçınılmaz ise çocuk yetiştirmekte bu sürecin en önemli prosesini oluşturmaktadır. Bu yüzden de yeni evli çiftler için hatta evlilik öncesinde anne-baba okulundan mezun olmak elzemdir. Burada evlilikle ilgili uzmanlar tarafından her türlü bilginin yanı sıra ideal çocuk yetiştirme metotları da öğretilmelidir. Çocuk psikolojisi, pedagojisi, davranış kalıpları, disiplin, duyarlılık ve sorumluluk konuları çok bariz bir şekilde ele alınmalıdır. Hatta çocuk sonrası ev ödevleriyle ebeveyn ile çocuk ilişkileri uygulamalı olarak izlenmelidir. Bu durum hem aile hem çocuk hem de toplum için ileriki dönemlerde kazanç olacaktır. Aksi takdirde hem aileler huzursuz hem de çocuk; gelecek kaygısı, mutsuzluk, umutsuzluk ve hedefsizlik girdabında yok olup gidecektir. Böyle bir çocuk aynı zamanda toplum için de hem problem hem de kaynakların israfı noktasında kaygıya sebep olacaktır.
Sonuç olarak; insan bazen bir evden çıkar ama o ev insanın içinden çıkmaz! O evde yaşadığı, özellikle olumsuzluklar travma olarak hem hayatını hem de geleceğini heba edecektir. O yüzden anne-babalar çocuk yapmadan önce onun; sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ortamda büyümesi için gerekli altyapı oluşturmalıdırlar. Aksi takdirde hem siz hem de çocuğunuz bir sarmalın içinde oradan oraya savrularak ömür tüketecektir. Buna hakkınız var mı?





















Yorum Yazın