Adana, Türkiye’nin sanayileşme hikâyesine en erken dâhil olmuş kentlerden biridir. 1864’te kurulan ilk çırçır fabrikasıyla başlayan üretim serüveni, kenti yalnızca bir tarım havzası değil, aynı zamanda bir sanayi merkezi haline getirmiştir. Pamuk, fabrikalaşma, ihracat ve istihdam… Adana’nın sanayi kimliği, yüz yılı aşkın bir tarihsel birikimin ürünüdür.
Ancak bugün şu soruyu sormak zorundayız:
Bu köklü sanayi kenti neden sanayi alanı büyüklüğünde geriye düştü?
2010 yılında Adana, Türkiye’deki toplam karma ve ihtisas OSB alanlarının %5,1’ine sahipti. Bu oranla ülke genelinde ikinci sıradaydı. Aradan geçen 16 yılda Türkiye sanayisi büyüdü, OSB’ler genişledi, yeni ihtisas bölgeleri kuruldu. Ne var ki Ocak 2026 itibarıyla Adana, faal OSB alan büyüklüğü sıralamasında 12’nci sıraya geriledi.*
*(Eğer sanayi parseline dönüştürülememiş 6.000 dönümü ve ilçe OSB'lerini düşersek sıralama 25.nciliğe kadar düşer.)
Bu düşüş bir tesadüf değil.
Diğer Kentler Büyürken Adana Yerinde Saydı...
2010–2026 döneminde 14 il, OSB alan büyümesini Adana’nın üzerine taşıdı. Ankara, Bursa ve İzmir gibi sanayi kentleri bu süreçte 10’un üzerinde yeni OSB’yi devreye aldı. Bazı şehirler ise daha farklı bir yol izledi. Gaziantep, OSB sayısını artırmadan mevcut 5 OSB alanını yaklaşık %250 oranında genişletti.
Adana ise bu iki yöntemin de gerisinde kaldı.
Bu dönemde kentte yeni OSB ler de açıldı. Mevcut OSB’lerin alan genişletme performansı da sınırlı kaldı. Özellikle Adana’nın sanayi omurgasını oluşturan Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, Türkiye genelindeki OSB alan genişleme hızının ancak yaklaşık üçte biri oranında büyüyebildi. Doğal olarak üretim rakamları ve ihracatta bundan olumsuz etkilendi.
Sonuç kaçınılmazdı:
Toplam OSB alanı büyümedi, sıralama düştü, yatırım rekabeti zayıfladı.
Hacı Sabancı OSB Aynaya Bakmalı !
Adana Hacı Sabancı OSB, kentin sanayi gücünün kalbidir. Ancak 2010–2026 kıyası, bu kalbin yeterince hızlı atmadığını gösteriyor. Altyapısı hazır olmayan alanlar, yatırımcıya açılamayan parseller ve genişleme konusunda gecikmiş kararlar, Adana’nın sanayi ivmesini yavaşlatmıştır.
Bugün mesele sadece “yeni OSB kuralım mı?” sorusu değildir.
Asıl mesele şudur:
Mevcut OSB alanlarını ne kadar stratejik, planlı ve hızlı şekilde yatırıma açabiliyoruz?
Sanayi Kimliği Hatıra Değil, Sorumluluktur
Adana’nın sanayi geçmişi bir övünç vesilesidir; ama tek başına yeterli değildir. Sanayi kimliği, geçmişten devralınan bir hatıra değil, bugünde taşınması gereken bir sorumluluktur. Eğer bu sorumluluk yerine getirilmezse, köklü şehirler hızla kenara düşer.
Adana’nın yeniden sanayi liginde üst sıralara çıkabilmesi için:
-Mevcut OSB'nin alan kapasitesini artırması,
-Bu alanlarda altyapıyı bir an önce tamamlayarak yatırımcıya açması,
• İlerleyen zamanlarda yeni sanayi parsellerini de üretmek zorundadır.
Hacı Sabancı OSB, Adana'nın büyümesinin lokomotifidir. İstihdamın ve ihracat artışının kaynağıdır.
Aksi halde Adana, sanayileşmeyi erken başlatmış ama sürdürememiş şehirler arasında anılacaktır.
Ve bu durum, bu kente yakışmamaktadır.
Not: Bu yazının hazırlanmasında KPMG uluslararası araştırma ve denetim şirketinin Adana raporundan yararlanılmıştır.





















Yorum Yazın