Başlıktaki ifade, genellikle olumsuz bir algı oluşturmak amacıyla kullanılan ve zamanla dillere pelesenk olmuş bir eleştiri cümlesidir. Özellikle meseleye ideolojik pencereden bakan kesimler tarafından, mevcut hükûmete yönelik bir protesto manifestosu gibi dile getirilmektedir.
Oysa yaklaşık çeyrek asırlık yönetim sürecinde, doğal olarak aşınmaların, yıpranmaların ve eksikliklerin yaşanmış olması kaçınılmazdır. Ancak bu dönemde önemli başarılara da imza atıldığı inkâr edilemez bir gerçektir. Başta savunma sanayi olmak üzere birçok alanda ortaya konulan çalışmalar, yalnızca ülke içinde değil, uluslararası arenada da dikkat çekmektedir. Özellikle Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler ve bölgesel çatışmalar, Türkiye'nin bu alandaki vizyonunu daha görünür hâle getirmiştir.
Her şeyi aynı torbaya koyan toptancı bir anlayışla değerlendirmek ne adil ne de insaflı bir tutumdur. Bir yönetimi veya dönemi değerlendirirken artıları ve eksileri birlikte ele almak, daha objektif ve yapıcı bir yaklaşım olacaktır.
Sürekli olarak "Bu ülkede yaşanmaz!" söylemini tekrarlayanların, yapmak isteyip de hükûmet tarafından engellendiklerini düşündükleri somut bir örneği ortaya koymakta çoğu zaman zorlandıkları görülmektedir. Kendi yankı odalarına hapsolan, başkalarının düşüncelerini kendi görüşleri gibi sunan bazı çevreler ise gerçeklerle yüzleşmek yerine hayal dünyasının çıkmaz sokaklarında dolaşmayı tercih etmektedir.
Dünya büyük değişim ve dönüşümlerden geçerken, hükûmet geleceğe yönelik adımlar atmaya çalışmakta; muhalefet ise çoğu zaman kendi iç çekişmeleri ve koltuk mücadeleleriyle gündeme gelmektedir. Bu durum, kamuoyunda muhalefetin ülkenin temel meselelerine yeterince odaklanamadığı yönündeki eleştirileri de beraberinde getirmektedir.
Sosyal medya rüzgârına kapılarak ve tepkisel reflekslerle siyaset üretmek yerine, uzun vadeli planlar ve projeler ortaya koymak daha sağlıklı bir yol olacaktır. Kendilerini "Türkiye'nin birinci partisi" olarak tanımlayanların, elde ettikleri seçim sonuçlarını doğru okuyup değerlendirmeleri de siyasi olgunluğun bir gereğidir.
Diğer taraftan, ülkemizin etrafı adeta bir ateş çemberiyle çevrilmişken güçlü liderlik ve istikrarlı yönetim ihtiyacı daha da belirgin hâle gelmektedir. Türkiye'nin bölgesel ve küresel gelişmeler karşısında izlediği politika, birçok kesim tarafından dikkatle takip edilmekte ve ülkenin uluslararası konumuna katkı sağlamaktadır.
Sonuç olarak, kendi ülkesine ve değerlerine yalnızca olumsuzluklar üzerinden bakanların bakış açısı eksik kalacaktır. Evet, bu ülkede gerçekten çok şey oluyor. Ancak bunların sadece olumsuz taraflarını görmek isteyenlerle, olumlu gelişmeleri de değerlendirebilenlerin Türkiye tasavvuru aynı olmayacaktır. Görmesini bilenler için bu ülkede güzel şeyler de oluyor; gerisi ise teferruattan ibarettir.





















Yorum Yazın