Eskiden çocuk eğitiminde, “Eti senin, kemiği bizim!” anlayışı esas olduğu için çok büyük çatışma yaşanmazdı. Aileler, hocalara sonsuz güven duydukları için hem eğitimin kalitesi üst düzeyde hem de sosyal barış inşa edilmiş olurdu. Günümüzde değişen ve dönüşen çağla birlikte çocuklar kral olduğu için kimse burnundan kıl aldırmadığından işler sarpa sarmaktadır.
Sanal dünyanın ortaya koyduğu bağımlılık sonrasında günümüz çocukları artık farklı bir düzlemde yaşamaktadırlar. Bilgi çağı, artılarının yanı sıra birçok konuda zehirli içerik ürettiği için bunu ailelerin denetlemesi de mümkün değildir. Daha çocuk konuşmayı bile öğrenmeden bilgisayar oyunları ile tanışması artık kanıksamış bir durum olarak normalleşmiştir. Çoğu zaman çocuğu susturmak veya oyalamak için eline cep telefonunu tutuşturmakla sonun başlangıcı ortaya konmaktadır. Sanal dünyanın büyüsüne kapılan çocuğun bundan sonra normalleşmesi artık ham hayal olmaktadır. Bilinçsiz ve duyarsız ebeveynler asosyal çocukları için çoğu zaman çıkış yolu bulamadıkları için de şiddete meyilli, geçimsiz, huysuz, empati yoksunu ve sorumsuz bir güruhla karşı karşıya kalmaktadırlar. Sanal medya okur yazarlığı tüm aileler için zorunlu bir eğitim olmalıdır. Ayrıca çocuklar için de bir sınır ve sınırlama koymak elzemdir.
Çocuğun her isteğini sorgusuz bir şekilde yerine getirmek ona karşı yapılan en büyük yanlış olmaktadır. Bu sefer istediği her şeyi elde eden çocukta tatminsizlik onu mutsuz etmektedir. Her şeyin bir bedeli olduğu, sorumluluk sahibi olmanın ve kanaatin en büyük varlık olduğu çocukluklara zamanında öğretilmelidir. Ağaç yaş iken eğilir, mucibince kişilik ve karakter oluşumu olan altı yaşa kadar bu eğitim aile içinde verilmelidir. Aksi takdirde tren kaçmış olacağı için geçmiş olsun.
Günümüz aileleri, “Aman, çocuğumun psikolojisi bozulmasın!” diye diye onları başımıza çıkardılar. Onların psikolojisi bozulmasın diye kendi psikolojileri bozulmuş kimin umurunda. Günün sonunda; bencil, çıkarcı, menfaatçi, sorumsuz, umarsız, nadan ve egoist çocuklar hem ailesi hem de toplum için sorun olmaktadır.
Sonuç olarak; okullarda çocuk yaşta birer canavara dönüşen çocuklar bu sürecin sonunda ortaya çıkmışlardır. Çocukların istek ve taleplerine fren koymadığımız sürece; silahlı okul baskınları sürpriz olmayacaktır.





















Yorum Yazın