“Benim/bizim için de dua et!” Bu replik herkes için oldukça tanıdık gelmektedir. Yaşadığımız toplumda insanlar karşılaşma sonrasında ayrılırken dillere pelesenk olmuş bir şekilde “Dua” temennisinde bulunurlar. Fakat çoğu zaman bu istek ve talepler boşlukta kalmaktadır.
Dua, inançlı insanlar için son derece önemlidir. Günümüzde lâik ve seküler kesim bile inancını yaşamasa bile itikat olarak duaya özel önem vermektedir. Çünkü genetik kodları ve fıtrat özellikleri gereği bunun böyle olması konusunda otomatik bir refleks onları o yola sevk etmektedir.
Dua, çoğu zaman talep edilerek elde edilecek bir durum değildir. Bunun için de ayrıca bedel ödemek gerekmektedir. Eğer birisine bir iyilik, destek, yardım ve de katkı sunarsanız bunun sonucunda dua almanız kaçınılmazdır. Dua, kendimizin de bireysel olarak yapacağı bir eylem olmakla birlikte, başkasının duasını almak çok daha özel olmaktadır.
Üç günlük dünya, geldik gidiyoruz. Arkamızda bırakacağımız en büyük iz insanlara faydalı ve yararlı olmaktır. Bunu başardığımız zaman dua da arkasından gelecektir. Yoldan insanlara zarar verecek bir şeyi kaldırmak bile imanın yetmiş iki şubesinden birisi olarak amel defterlerimize dua olarak kaydedilmiş olacaktır. Bunun yanı sıra infak ederek sevdiğiniz mallarınızdan vermek suretiyle de dua hanenize katkı sağlamış olmanız olasıdır.
Size karşılıksız dua edecek kişiler ancak ve ancak anne/babanız olacaktır. Onun için de Yüce Allah, onlara “Öf” bile demekten men etmiştir. Bunun bilincinde olarak hayattayken onların duasını almak elzemdir. Aksi takdirde o kapı kapandığında bir daha açılması söz konusu değildir.
Birçok insan yaptığı duanın kabul edilmemesi konusunda serzeniş içerisindedir. Oysaki eğer kabul edilmiyorsa bunun da hikmeti olduğu çok açıktır. Hakkınızda daha hayırlı olması açısından ya ertelenmiş ya da sizin öngörmediğiniz bir sebepten dolayı kabul edilmemiştir. Meseleye bu şekilde tevekkül ile yaklaşılırsa doğru yol bulunmuş olunacaktır. Yine duaların mutlak kabul olunacağı eşref saatlerini bilmek ve ona göre tavır almak da isabetli olacaktır.
Sonuç olarak; duaya hepimizin ihtiyacı vardır. Kendimizin duasının ötesinde başkalarından dua almak da son derece önemlidir. Yaptığınız her işte hakkı ve hakikati gözeterek sadece kendimiz için değil, başkaları için de yaşayarak dua almak zorundayız. Sadece kendi dualarımız ile kurtuluş mümkün olmadığına göre başkalarının dualarına talip olacak bir hayatı yaşamak inşallah kurtuluşumuza vesile olacaktır. Dua almaya bakın, aksi durumda her iki dünyanız da harap demektir!





















Yorum Yazın