Eski bir şarkıda, “Büyükada'sı, Beyoğlu’su ille de Emirgan Korusu...” diye devam eden sözlerin İstanbul için güzelliklerini sayarken “Emirgan Korusu” için özel bir yer ayrılmaktadır.
Gerçekten de Bizans’tan, Osmanlı’ya oradan da Cumhuriyet’e kadar her dönemde özel bir mekân olarak hem piknik hem de mesire yeri olarak önemini hep korumuştur. 47 hektarlık bir alanda; köşkleri, kasırları, müzeleri, göletleri, şelale ve yeşili ile bir doğa harikası sizleri beklemektedir. Lale bahçeleri, bunun yanında en güzel Boğaziçi manzarası ile eşsiz bir atmosfer herkese kucak açmaktadır.
Sarıyer sırtlarında özellikle hafta sonları ve tatil günlerinde tam bir panayır eğlencesi sunmaktadır. Nisan ayı boyunca yapılan Lale Festivali ise apayrı bir renk cümbüşüne ev sahipliği yapmaktadır.
İstanbul’a yolumuz düşmüşken 23 Nisan günü ziyaret edelim dedik. Fakat yolda geçen 4 saatlik kayıp ve trafikte kaybolan zaman günümüzü heba ettiği için Emirgan’ın güzelliklerini doyasıya yaşayamadan yorgun ve bitkin bir şekilde eve dönerken, “Bugün biz ne yaşadık?” demekten kendimizi alamadık.
Gitmesi bir çile ise, otopark sorunu daha büyük bir çile olarak bir daha arabayla gider miyim derseniz, çok zor. O kadar büyük bir alanın içerisinde sadece 300 araçlık bir otopark sabahın erken saatlerinde dolmuştu. Çevresi mahalle arası dar sokaklar ve engebeli arazisi yüzünden tam bir keşmekeş olarak Hindistan manzarası sunmaktaydı. Zar zor bir yer bulduk diye sevinerek, üzerindeki tozdan hiç kullanılmadığı belli olan garaj girişine park etmemiz ise az sonra telefonumuzun çalması ile sevincimiz yarım kaldı. Arayan kişi, “Garaj girişimi kapatmışsınız, çıkamıyorum. Aracınızı hemen çekmezseniz çekici çağırıyorum!” diyerek kaba bir üslup ile tehdit etmeyi de ihmal etmedi. Aracın başına geldiğimizde aslında ortada bir mağduriyet olmadığını görsek de artık onun seviyesine inmenin gereksiz olduğu kanaatiyle yola revan olduk. İnsanların bu kadar kötü olması, bu kadar kaba olması, bu kadar insanlıktan çıkmış olmasını anlamak gerçekten anlaşılır değil.
Sonuç olarak; Emirgan Korusu belki de dünyanın en güzel ve nadide mekânlarından birisi olsa da onu koruyalım derken insanlara yaptığı eziyet ile büyük bir çelişkiyi de içinde barındırıyor. O kadar büyük alana on binlerce insanı kabul ederken, araçlarını bir meçhule göndermek tam da bize göre bir zihniyet olarak sürpriz değildir. İstanbul, paran varsa güzel, aksi takdirde kaosa hoş geldiniz!





















Yorum Yazın