İstanbul’u bilenler için Fikirtepe eskiden varoşun da varoşu çöpten, samandan evleriyle gecekondu bölgesi olarak olumsuz bir imaja sahipti. Kadıköy’e bağlı bir semt olması bile bu algıyı değiştirmek için yeterli değildi.
Günümüzde ise o eski Fikirtepe’den eser yok, kentsel dönüşüm alanı olarak TOKİ ve Emlak Konut tarafından 25 katlı gökdelenlerin yer aldığı alan bu sefer de değişen ve dönüşen çehresi ile dikkat çekmektedir.
Bu değişim ile semtin sosyolojisi de dumura uğramış olsa da kimin umurunda, herkes kendi rantının peşinde insani ilişkilerin kaybolduğu mekanik bir toplum ortaya çıkmış durumdadır.
Konut arzının tavan yaptığı Yeni Fikirtepe’de kiralık bir ev tutmak görünürde efektif olabilir düşüncesiyle yolumuzu buraya düşürdük. İlk müracaat ettiğimiz kurumsal bir emlakçı bize birkaç daire gösterse de ilk gezdiğimiz 2+1 daireyi tutmak istedik.
Ev sahibi, yatırım danışmanına o da emlakçıya evi havale etmiş. 55.000 TL kira bedeli, iki kira depozito, bir kira emlakçı artı bir de KDV vergisi olarak önümüze bir kalemde anahtarı alabilmek için 230.000 TL faturayı koydular. Ayrıca daire sitede olduğu için de 5.000 TL aidatı olduğunu belirtmek isterim. Bunun yanında ne iş yaptığımızdan, banka hesap hareketlerine varıncaya kadar bir sorgudan geçtik. Bütün şartları ev sahibi belirlediği için konuyu hiçbir şekilde müzakere etmediği gibi ancak kontrat için ev sahibi ile muhatap olacağımızı öğrenmek bu şartlarda sürpriz olmadı.
Çaresiz boynumuzu uzattık, ancak o zaman ev sahibi ortaya çıktı. Genç bir adam, büyük bir gurur ve kibir abidesi olarak fazla zamanının olmadığını söyleyerek büyük bir lütuf gibi iki depozitoyu bire indirerek bize ölümü gösterip sıtmaya razı olmanın mutluluğu ile kayıplara karıştı.
Kontratı avukatına yazdıracağını ve imza prosedürü sonrasında evi teslim edeceğini söyledi. Ertesi gün elimize geçen kontrat tam 6 sayfaydı. Bir yıl sonunda tahliye taahhütnamesinden, evin nasıl kullanılması gerektiğine kadar bir sürü ayrıntı ile “Biz nereye geldik?” demekten kendimizi alamadık!
Sonuç olarak; kiracı ve ev sahibi ilişkileri hep problemli olmuş olabilir, olumsuz tecrübeler de yaşanmış olabilir fakat kiracının bu kadar kumpasa alınması hem etik hem de insani hiç değildir. Bu vesileyle Fikirtepe’nin fikrini de öğrenmiş olduk, artık bundan sonra biz de ev sahibi olarak, kendi kiracılarımıza gereğini yaparız mı acaba bilemiyorum(!)?





















Yorum Yazın